İslam sadece bayanları görünce mi hatırlanmalıdır. İslami hassasiyeti olan biri(kız erkek fark etmez), toplumsal hayatta karşılaştığı kızları (özellikle kendilerini kapalı sananları) görünce hemen eleştirmeye başlar. Sadece başörtüsü takıyorsa bundan dolayı, pardösü giyiyor fakat dış hatları belli oluyorsa ya da çarşaflı! fakat çarşafın! olmuş olmasını yeterli görmüyorsa bunları eleştiri yağmuruna tutar haklı olarak. Bu eleştiriler daha çok okuyan kesimdekilere yapılır. Bununla beraber hiç örtünmeyen kimselere karışılmaz sanki İslami görünüş sadece muhafazakar bayanlara farzmış gibi.
Yazıdaki amaç sıkma başları övmek değil bilakis bakış açısını değiştirmektir. Açık kızları da hatalı görüp onları da bu eleştiri yelpazesine almak gerekir. Ancak belirttiğim gibi amaç açık yada kapalı kızlar değildir. Amacım açık ve kapalı erkeklerdir.
Mücahid(!) bir erkekle sohbet edersek göreceğiz ki bir çoğu, günümüzde Saliha bir kadın kalmadığından yakınır. Yada şehir kızlarını yeterli bulmaz (gerek İslami gerek yetenekleri bakımından). Ya da evlenmek istediği bir profil oluştur dediğinde “Çarşaflı ama gerçek çarşaflı, parfüm kullanmayan, topuklu ayakkabı giymeyen, gerekirse peçe takan, sokağa işi olmadıkça çıkmayan, eve pek misafir kabul etmeyen, evde iken kapı çalındığı zaman tok bir sesle cevap veren (kalpte hastalık oluşmaması için), kültürlü, bunlarla beraber belirtmemekle beraber güzel!(. . . ) de olmasını istiyorlar.
Şimdi bu yukarıda saydığımız kız profilinin karşısında ise bu profili görmek isteyen kendine Mücahid diyen erkek profiline bir bakış atalım. Yukarıdan aşağıya doğru; saçlar muhteşem bir kesim sonucu kısmi Amerikan traşı ve saçlar joleli bir şekilde yukarı doğru dikilmiş, ince üçgen veya daha fantastik bir fol şekli, top sakal yada sinek kaydı traş ya da tamamen İslami amaç taşımayan çizdirilmiş kirli sakal, bedenini tamamıyla sıkan bir t-şort(üzerinde her türlü kapitalist yazı hatta küfür sözleri), bu t-şortun üzerinde düğmeleri tamamıyla açık bir şekilde cafcaflı bir gömlek, pantolon niyetine, düşük bel geniş başlayıp paçalara doğru daralan cebi dizi paçası her tarafı yırtık bir kot pantolon, altına bilekten bir çorap, olmasa olmaz olarak her türlü rengi içerisinde barındıran konvers ayakkabı, fiyakalı bir gözlük, elinde ise minimum 1000 tllik bir telefon, kulağında beyaz bir kulaklıklı son ses bir pop müzik dinler halde toplumun içerisinde.
Bilmem anlatabildim mi. Benim yazıyı yazma amacım bu toplumun yarısını oluşturan, İslam devrimini yapmakla görevli, ihya edici konumda olması gereken ancak yukarıda da tasvir ettiğim gibi kılık-kıyafeti bu şekilde ve kesinlikle İslam devrimini düşünmeyen hem cinslerimi eleştirmek içindir. Hem cinslerim bu kılık kıyafet ile yukarıdaki kız profilini acaba hak ediyorlar mı? Yada o profili istemekte ne kadar haklılar?
Madem bu kadar modayı takip eden bir erkek profilini eleştirdik o halde İslamın istediği erkek profiline de bir bakış atalım. Aslında İslamın dış görünüş olarak illa ki kot giyme gibi bir yasaklaması yoktur. Ancak sakal uzatmanın ve bıyığı kısaltmanın sünnet olduğunu biliyoruz. Peygamberimizin(sav)in bir dönem saçlarını omuzlarına kadar uzattığını biliyoruz. Pantolon ya da aynı işlevi gören bir kıyafetin ayak bileğinden yukarı da olması gerektiğini, aksi takdirde cehennem ile tehdidi olduğunu da biliyoruz. Ya da Peygamberimizin(sav) müşriklere benzememeyi ısrarla tavsiye ettiğini Hıristiyanların giydiği bir kuşağı giymemeyi tavsife ettiğini, gayrimüslimler sakal uzattığı zaman kısaltmayı, kısalttıkları zaman ise uzatmayı tavsiye ettiğini biliyoruz (saç için de aynı durumun söz konusudur).
Bu açıklamalar bize İslami bir görünüşün ne kadar önemli olduğunu açıklıyor. Bu kadar yazıdan sonra denebilir ki kişinin söyledikleri ile yaptıklarının çelişmemesi lazım. Bu çok doğru elimizden geldiğince İslami bir görünüş kazanmaya çalışıyoruz. Ha yazdıklarımız hayatımız ile çelişiyorsa bile verdiğim örnekler Peygamberimizin(sav) Sünneti, herkesin bu örneklere dikkat etmesi gerekir. Burada değinmeden geçemeyeceğim bir olay daha var. O da İslamın özünü aldıklarını sanan ve bu yukarıda ki sünnetleri yapmak bir yana, yapanları da eleştirenlerin tutumu. İşte bu tutum müşriklerin hangi dönemde yaşıyoruz Kuran’a gerek var mı? ” yaklaşımlarına benziyor. Ya da “Peygamberimizin(sav) kılık kıyafeti o zaman ki Arap toplumunun gelenek görenekleriydi, dolayısı ile farklı toplumlarda farklılık gösterebilir, Peygamberimiz(sav) farklı bir toplumda gelse idi farklı görünüşe sahip olacaktı!. ”Arkadaşım Öyle ya da böyle şu an sakallı bir profil görünce(her ne kadar sahtekar kişiler kendi emelleri doğrultusunda kullanıp itibarını düşürmüş olsalar dahi) aklına İslam gelmiyor mu? O sahtekar kişiler yanlış tanıttılar diye Sünnet’ten mi kopalım? 21. yy modasını mı takip edelim? Ya da İslam sadece dış görünüş dini değildir diyenlere; Biz sadece dış görünüş dini midir? diyoruz , İslami topyekun kabul ediyoruz (tüm emir ve nehyleri ile) ve bununla beraber sünnetin de olmasını istiyoruz. Peki bizim tüm gündemimizi sadece sakal(takılıp kalıp) mı belirliyor? Hayır biz sadece tüm konularda olduğu gibi İslami bütünüyle yaşamak istiyoruz hepsi bu. Bir devrim olacaksa dahi bu, sünneti(tamamıyla) yaşayanlar tarafından olmalı. Ha bir devrimi (dış görünüş) baltalayacaksa o ayrı(reddetmeyerek farklı bir şeyler düşünülür). Ama onu da takiye diyerek her türlü haltı yapacaksak ona da kesinlikle karşı oluruz. Biz sadece tavsiye ederiz, dikkat etmeleri gerektiğini söyleriz gerisi Allah’ın izni iledir…
Selam Hidayete Tabii Olanların Üzerine Olsun…
Mehmed Said EREKLİ
27-04-2011
saiderekli@gmail.com